10 Şubat 2014 Pazartesi

İstanbul-Ataşehir Bölgesinden Anaokulu İzlenimlerim

Evet, uzun bir aradan sonra yeni bir araştırma ile sizlerleyim :)

Kurtköy'den Batı Ataşehir'e taşındık ve kızımı 2 yaşından beri gitmekte olduğu, çok sevdiği okulundan almak zorunda kaldım. Yeni evimize yakın bir anaokulu bulmak zorunluluğu oluştu tabi..

İnternetten araştırma yaptığımda anaokulu yorumlarının çok eski tarihli olduğunu gördüm ve böyle bir yazı yazmanın faydalı olacağını düşündüm. Eğer aşağıda yazdığım anaokullarına çocuklarını gönderenler var ise yorumlarını bekliyorum. Zira ben sadece gezdiğim kadarıyla gözlemlerimi -bir fikir olması açısından- aktaracağım. 

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, Batı Ataşehir'de pek fazla anaokulu yok. Eyüboğlu Koleji Anaokulu ile Çevre Koleji Anaokulu var. Diğer anaokullarının çoğu Ataşehir'de kreşler bölgesi denilen sokakta bulunmakta. Orada olmayanlar da o bölgeye yakınlar.

Ataşehir Kreşler Bölgesi'nde Üstün Dökmen'e ait olan Küçük Şeyler Anaokulu ile turumuza başladım. Binası okul olarak yapılmış, sınıflar geniş-aydınlık-ferah.. Ekipmanlar yeni. Ayrıca bir uyku odası var (bazı okullarda sınıfları öğle yemeği sırasında uyku odasına çeviriyorlar). Sanat etkinleri yapacakları ayrıca bir sınıf var olmakla birlikte geniş bir spor salonu var. Yemekhanesi de geniş ve ferah. Çocukların güzel havalarda oynayabilecekleri bahçesi var (çim değil). Bölgede çocukları katlar arasında asansörle indirip çıkaran tek okul.. Bazı okullar çocukların kaba kasları gelişiyor o yüzden merdiven yararlı dese de, çok dar merdivenleri olan okullar var. Küçücük çocukları zapt etmek haliyle zor olabiliyor. Asansör işini sevdim. Üstün Dökmen ismi insana güven veriyor. Ama Üstün Dökmen tabi ki sürekli orada değil. İdarecileri yemeklerinin hijyenik, taze olduğunu söylüyor. Ancak idarecileri fazla genç bulmakla birlikte samimi bulmadım. Biraz da anaokulu için fazla kurumsal geldi bana. 

Daha sonra Sevgi Yumağı Anaokulu'na geçtim. Güzel bir okul yapmışlar. Öğretmen karı-kocanın okulları. Avrupa Yakasında da şubeleri var. Ayrıca 2 okul karşılıklı. Okulların birinde 3 yaşına kadar öğrenciler, diğerinde 3 - 6 yaş arası öğrenciler bulunmakta. İlk bakışta temiz, hoş bir okul olduğunu düşündüm. Ayrıca şubeleri olduğuna göre veliler memnun ki şube açılıyor diye düşündüm. Ancak daha sonrasında da işi ticarete dökmüşler diye düşünmeden edemedim. Başlangıçta okulu sevmiş olmakla birlikte nedense ikinci kez gitmek istemedim, birşeyler beni tatmin etmedi; annelik içgüdüsü diyelim :)

Oradan Düşler Şatosu Anaokulu'na geçtim. Burada da 2 bina yanyana. Birinde 3 yaşına kadar çocuklar, diğerinde 3-6 yaş arası çocuklar. Binaya dışarıdan bakıldığında şato görünümünde! Bir masal diyarına giriyormuşsunuz gibi.. Sahipleri psikolog. Biz şöyle eğitim veriyoruz, biz böyle eğitim veriyoruz diye herşeyi çok güzel anlatıyorlar. Okulu gezmek istediğimde "şu anda tam öğle arası, yarım gün kalanlar gidiyor, diğerleri uykuya yatıyor, çocukların psikolojileri vs" gezdirmediler. Daha sonrasında bir de eşimle gittim okula ve "ama siz de hep bu saatlerde geliyorsunuz" dediler, gezdirmek istemeseler de mecburen gezdirdiler. Benim çocuğum daha önce de anaokuluna gitti, az çok hengame esnasında bile okulun nasıl olması gerektiğini biliyorum. Okulda acayip bir karışıklık vardı. Ortalığın temiz olduğunu söyleyemem. Çocukların çantaları yerlerdeydi. Koridorlar ve merdivenleri dardı. Rahat edemedim okulda. Çok hoşlanmadım. Hele ki sahibi en son çıkarken "kararınızı çabuk verirseniz iyi olur, zira sizin kızınızın olacağı sınıfta 3 kişilik boş kontenjanımız kaldı" deyince, kendine "duuuurrr" dedim. Tammmm ticarethane!! Zaten google'a yazdığınızda bulursunuz mutlaka, bir veli bütün şikayetlerini sıralamış okul hakkında.. Ama çocuğunu oraya gönderip memnun olan vardır elbet.. Ancak bir de şunu düşündüm: Ben daha çocuğumu oraya vermeden okulu zar zor gezdim. Yarın bir gün kızımı göreceğim zaman okulun içine hiç sokmazlar, çocuklar veli görünce psikolojileri bozuluyor diye.. Yani şeffaflık yok okulda, bilmem anlatabildim mi :)

Sırada internette çok metnini okuduğum Ayşegül Anaokulu vardı. İnternetteki yorumlarda gerçekten güzel şeyler yazıyor bu okul için. Görüşmeye gittiğimde, sahibi bayanla konuştum. Ancak hiç içim ısınmadı. O da çok ilgilenmedi, sanki "nerden çıktı bu kadın, ben çocuk almak istemiyorum" der gibi bir hali vardı. Okulu da şöyle bir turlayıp çıktım. Sahibine ısınmadığım için okulun fiziki durumunu da açıkçası çok incelemeyemedim; ancak çok da beğenmedim. Tabi çocuklara davranışları nasıldır bilemem.. 

Ve Piramit Anaokulu... Fiziki şartlar bakımında bir çocuk için; hele hele 3 yaşındaki bir çocuk için hiç uygun görmediğim bir okul. Merdivenleri bu kadar dar olan bir okul görmedim. Ben zor indim çıktım; çocuklar nasıl iniyor bilemiyorum. Montesori eğitim sistemi veriyoruz diye çocukları 6 m2'lik karanlık bir odaya koymuşlar, birşeyler oynatıyorlar onlara.. Yemekhanesi de küçük ve havasızdı. Temizlik olarak da beğenmedim.

Sevgi Yumağı Anaokulu... Yeni açılan bir anaokulu. Biz kendimize güveniyoruz, o yüzden ilk 2 ay ücretsiz diyorlar. Sahibi çok tatlı bir bayan. Ancak binayı beğenmedim. Yemekhanesi dar ve havasız. Ayrıca sınıf diye birşey yok, sınıflar açık ofis gibi... Bir de öğretmen hanım "çocuklar sıkılırsa, istediği yerde istediği gibi oynayabilir, onları zorlamıyoruz burada kalsınlar diye, istedikleri gibi dolaşabilirler" dedi ya, işte o an bu okul benim için tamamen bitti. Okul dediğin bir kere çocuğa belli bir disiplini de vermeli. Ne demek çocuk istediği odada oynayabilir? Şımarık olmasın diyoruz, ama okulda öyle yetişecek çocuk....

Yeni Dünyalar Anaokulu... Anaokulları arasında en yüksek fiyatı veren okul! Bu konuda Bilfen Koleji ile yarışıyor!! Ne farkı var derseniz, ben bir fark göremedim... Diğer bütün okulları gibi çok katlı bina ve aynı eğitim...

Sırada Doğa Koleji'nin anaokulu var... Eski binalarını görmedim ama şimdikinden daha iyiymiş. Arada kalmış, karanlık bir okul. En alt katta havuzu ve spor salonu var. Ama rutubetten zor nefes alıyorsunuz. Müdüre Hanım okuluna ve öğretmenlerine çok güveniyor. Biz 1 numarayız diyor. Buradan çıkan çocuklar bilmem ne testlerinden en başarılı sonuçları alan çocuklardır diyor.. Baya iyi satışçı. Ben ara dönemde gittim; yarı dönem kayıt almıyoruz, o yüzden 1,5 dönem kayıt yaptıracaksınız diyorlar. Parayı da peşin alıyorlar. Ticarethanenin önde gideni. Doğa Kolejinin piyasada bilinen başka özellikleri mevcut, burada hiç ona girmiyor ve bu okuldan da çıkıyoruz... :)

Çevre Koleji Anaokulu.... Benim kızımın yaşıtları için genellikle yarım gün programı var. E yaş küçük, branş dersi o nedenle yok deniyor. Emsallerine göre fiyat aşırı yüksek. Binası güzel, temiz.. Sürekli hemşiresi, psikoloğu var. Bina içinde havuzu var. Ancak Doğa Kolejindeki gibi rutubetli bir ortam yok. Kızım daha büyük olsaydı düşünebilirdim belki ama o paraya daha iyi bir yere de göndermek mümkün..

Final Koleji Anaokulu, eski adıyla Ekol Anaokulu... Yerleri daha önce Yeni Sahra'daymış. Bina sahibi binayı satınca Ataşehir'e taşınmışlar. Şimdiki binaları Fen Bilimleri Anaokulunun daha önceki binası. Bu kadar yaptığım görüşmede bana samimi gelen, söyledikleri ile yaptıklarının tuttuğuna inandığım tek okul. Okul sahibi çok bilgili, kültürlü biri. Kendisi pedagog, senelerce Anaokulu Öğretmeni yetiştirmiş, emekli olduktan sonra anaokullarında eğitim danışmanlığı yapmış ve en sonunda kendi okulunu açmış. Tam idealist biri. Bu işi para için yapmadığı belli.. Eğitim sistemi; İtalyan okul öncesi ekollerinden Reggio Emilia sistemi.. Google'dan araştırmanızı tavsiye ederim. Bu sistemi İstanbul'da uygulayan okul 1 elin parmaklarını geçmez.. Bütün okullarda çocuklar okullarda eğitim görürken, burada her gün 1 saat doğa yürüyüşüne çıkıyorlar, haftada 1 kez at binmeye gidiyorlar vs vs... Doğa içinde çocuklar öğreniyorlar. Sanat etkinliklerine verilen önem büyük; çocukların hayal gücünü maddeye dökmeleri sağlanıyor... Anadolu Yakasında bu şekilde eğitim veren okul yok. Avrupa Yakasında ise birkaç tane var ama yine bile bu kadar değil... Gidip görmenizi mutlaka tavsiye ederim...

Atasev Anaokulu... İkinci beğendiğim yer.. İnternetteki yorumlarında temizliği için muhteşem-bal dök yala öyle bir okul- yazmışlar; hakikaten öyle! Bunun dışında okula içiniz ısınıyor, içerideyken okulda değil de evinizdeymişsiniz gibi bir his oluşuyor. Sahibi emekli bir albay ile bir çocuk doktor imiş. İdarecileri de çok tatlı bir bayan, işi biliyor.. Görülmesi gereken diğer bir anaokulu... Ancak burada içimin sinmediği bir olay var: Normalde çocuklar yaşlarına göre sınıflandırılırlar ve örneğin yıldızlar, çiçekler vs adı altında sınıfları olur. Burada ayrı ayrı sınıflar yok. Oyun odaları, müzik odası, spor odası vs var, çocuklar sırayla buraları kullanıyorlar. Sabit bir sınıf yok. Bir de diğer okullardan farkı; genelde çift öğretmenle (1 ana, 1 yardımcı öğretmen) çalışılırken burası tek öğretmenle çalışıyor. Bunun için de kendilerine göre sebepleri var.

İnternette yorumlarını okuyup, gidip görmek istediğim ama gidemediğim son bir okul kalmıştı: Su Anaokulu.. Artık yorulmuştum, gitsem mi gitmesem mi bilemedim; amaaan hepsi birbirine benziyor diyerek üşendim biraz erteledim gitmeyi. Ama aklımda kalınca gidip gördüm. İyi ki gitmişim! Herşeyiyle içime sindi. Okulu dolaşıp, onlarla görüşünce "işte aradığım anaokulu" dedim.. Aslında fazla anlatmaya gerek yok, gidip görmeniz gerek! Ve evet, kızımı Su Anaokuluna verdim. Kızımı buraya kaydettirdikten sonra bir tanıdığımızın da çocuğunun orada olduğunu tesadüfen öğrendim ve onlar da çok memnun olduklarını söylediler. Bu okul için şöyle bir durum var; etrafta pek reklamlarını göremezsiniz, zaten kreşler bölgesinde de olmadığı için de orada okul gezerken de göremiyorsunuz. İnsanlar buraya çocuklarını "tavsiye" üzerine gönderiyorlar.. Referans önemlidir :) Biz de şu anda mutluyuz. Kızım oradan ayrılırken mutlu. Daha ne isteyeyim? :)



Umarım az da olsa faydam olmuştur... Ama başta da dediğim gibi çocuklarını bu okullara gönderen varsa mutlaka yorum bekliyorum.. Ayrıca çocuğuna anaokulu arayan ve benim yazmadığım merak ettiğiniz birşey var ise onları da sorabilirsiniz..

Hoşçakalın.. :)





16 Ocak 2012 Pazartesi

ANNE SÜTÜNÜ ARTTIRAN GIDALAR

Anne sütünü arttıran gıdalar konusunda tarafımca test edilmiş gıdaları burada açıklıyorum :)

1) Sağlık personellerinin dediği gibi "marul" ciddi anlamda sütü arttırıyor! ama öyle 1-2 yaprak değil, koca bir kase marul salatası yapacak, yiyecek ve sonuçtan memnun kalacağınıza adım gibi eminim! Ayrıca marul kilo da yapmadığından, doya doya yiyebilirsiniz. Melis doğduktan sonraki özellikle ilk 6 ay adeta kendimi inek olarak görüyordum: ot ye, süt ver...







2) Havuç salatası da, marul kadar olmasa da, süt yapma konusunda fena değildir. Ayrıca da vitamin küpüdür.

3) Su, su, su....! Günde en az 3 litre su içilmeli. Su içilmez ise ne yerseniz yiyin sütünüz bol olmayacaktır. Ancak sadece su ile olmayacağını ve iyi-sağlıklı beslenmenin önemini burada vurgulamak isterim. Sadece su içer, ama iyi beslenmez iseniz, sütünüz bol olur ama su gibi olmaktan öteye gidemez, çok faydalı-bebeğe kilo aldırıcı olamaz. Zira anne sütü sıvı olduğu kadar içindeki yağ miktarı da önemlidir.






4) Suyun yanında süt içmeyi de unutmayınız. Süt için, sütünüz olsun :) Kilo yapmaması için yarım yağlılarını tercih edebilirsiniz.








5) Az şekerli ayva kompostosuna da süt yapma konusunda 10 üzerinden 7 verebiliriz.



6) Malt içeceği: Süt verdiğim dönemlerde malt içeceğini de çok kullandım. e-bebek mağazalarından "promalt" marka malt içeceği alıyordum. Ayrıca e-bebek'in internet sitesinden de satışı yapılıyor. Joker mağazalarında da "vitamalt" marka satılmakta. Fiyatı yüksek ancak yine de 1 hafta-10 günlük kürler halinde yapılabilir. Süt yapma konusunda gayet iyi. 10 üzerinden 9 diyebilirim. Ancak süt yaptığı kadar kilo yaptığı da bir gerçek!



7) Boza: Boza ile malt içeceğinin hammaddesi aynı. Farkı; malt içeceğinin kutusu 5 tl, bozanın ise şişesi! Boza da çok güzel süt yapıyor, ancak bir o kadar da kilo! Zaten kilo vermek isteyenlerin en büyük düşmanlarından boza.





8) Gelelim bitkilere: Ben aktardan bir karışım almıştım: Rezene, anason, mayıs papatyası ve melisa var içinde. Ama aynı oranda karıştırılmıyor tabi, çünkü mesela anason fazla olmamalı. Neyse işte bu karışım hem çok iyi süt yapıyor hem de bebeğin gazını alıyor. Melis'in çok şükür hiç gazı olmadı; bu konuda bu karışımın büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Bu karışımı günde ilk 6 ay günde 4-5 fincan içiyordum.


9) Isırgan otunun da çok iyi süt yaptığı etrafça söylenince (hatta sütü çok çok az olanları ki, bunu sayesinde artmış) hemen ısırgan otu çayını da denedim. Ve de fazlasıyla memnun kaldım! Bazen sadece ısırgan otu çayı, bazen de yukarıdaki karışımıma ekleyerek içiyordum.






10) Bulgur, mercimek ve soğan da çok iyi süt yapanlar grubundadır. Ancak mercimek ve soğan bebekte gaz da yapar. Yalnız soğan pişmiş olursa gaz yapmaz.



11) Bir arkadaşımın tavsiyesiyle hemen yeşil üzüme de başlamıştım. O da süt yapma konusunda fena değil. Ancak üzümde şeker miktarı biraz fazla olduğundan (ki diyetlerde 1 avuçtan fazlası verilmez) kilo yapma olasılığı var.






12) Ve son olarak "tahin-pekmez"!! Muhteşem süt yapar! Ama muhteşem de kilo yapar! :)







SON NOTLAR: Çay ve kahve süt kalitesini ve miktarını düşürür. Bu yüzden emzirme döneminde bunları tüketmemek lazım. Gazlı içecekleri - zaten adı üstünde- bebekte gaz yapacağından kesinlikle içmemek lazım.

Bunların dışında beslenmeye dikkat edilmeli. Şekerli gıdalardan kaçınmalı, bazılarının dediği gibi şekerli gıdalar asla süt yapmaz..

Bol sütlü günler dileğiyle... :)



15 Aralık 2011 Perşembe

ÇOCUK OTO KOLTUĞU SEÇİMİ / SEÇERKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

İzlediğimiz çarpışma testleri, güvenlik testleri sonuçları, okuduğumuz ulusal/uluslarası makaleler, kullanıcı yorumları ve Melis’in rahat olmasına bakarak verdiğimiz karar sonrası nihayet oto koltuğu seçimimizi yapmış bulunuyoruz!
Meğer ne çok kriter varmış oto koltuğu alırken. Günler süren, beynimi sulandıran araştırmalarımın sonucunu -oto koltuğu alacaklar için- buradan paylaşıyorum..

1) Marka Konusu: Piyasada birçok marka var. Dolayısıyla fiyatlar da buna göre değişmekte. 70 TL’ye de oto koltuğu var, 1500 TL’ye de... Araştırmalarım sonucu yarıştırdığım markalar: CYBEX, KIDDY, RÖMER, MAXI COSI, BEBE CONFORT ve RECARO.. Bunlar oto koltuğu alanında en iyiler, en zorlu güvenlik testlerinden geçmiş oto koltukları. Yalnız bunlar da aralarında gruplara ayrılıyor (aşağıda bahsedilecek).

2) Güvenlik Testleri Konusu:
Bir kere alacağınız oto koltuğunun mutlaka ECE sertifikası olması lazım. Bu sertifikaya sahip olmak, oto koltuğunun Avrupa Güvenlik Standardına uygunluğunu gösteriyor. Ama bunu birçok oto koltuğu zaten alabiliyor. Bu yüzden bunun yanında en zorlu güvenlik testlerinden (ADAC gibi) alınan puanlara ve varsa ödüllerine bakmakta yarar var. Çocuğumuz bizim canımız, araç içinde daha güvenli olsun diye alıyoruz zaten bu oto koltuklarını.


3) 5 Noktalı Emniyet Kemeri Konusu: En yüksek güvenlik için çocuğun oto koltuğundaki emniyet kemerinin 5 noktalı olması şart.

4) Ekstra Baş-Boyun Desteği: Oto koltuklarının içinde fark etmişsinizdir ya da internet sitelerinden bakarsanız koltuğun baş dayandığı kısımda ekstra bir koruyucu yastık oluyor, U şeklinde.. İşte bu da özellikle yandan darbelerde ekstra koruma sağlıyor.

5) Beyaz Köpük, Siyah Köpük Olayı: Hani yeni bir TV alırız, TV’ye zarar gelmesin diye kutunun içinde TV’yi saran beyaz köpük vardır ya, işte oto koltuklarında kullanan köpük de bu köpüklerin daha güçlü sıkıştırılmış hali. Genellikle oto koltuklarında beyaz köpük kullanılmakta olup, sadece Römer’in isofix’li modellerinde siyah köpük bulunmakta.

6) Tabi ki Bebeğin Konforu Konusu: Oto koltuğunu almadan önce mutlaka çocuğu içinde oturtun ve koltuğu deneyin. Sakın internetten bakarak oto koltuğu almayın. Zira çocuk her koltukta rahat edemeyebiliyor. Örneğin Melis’i Kraft’ın isofixli modeline oturttuğumda çocuk düz oturamadı, koltuğun yapısından dolayı iki büklüm kaldı. Koltuğun yatış pozisyonu ve son olarak yüksekliği de önemli.

7) Ebeveynin Konforu: Çocuğu biz oturup, kaldıracağız, yatışını biz ayarlayacağız.. Bizim açımızdan da kullanımının rahat olması gerekiyor.

8) ISOFIX ve EMİYET KEMERİ ile Bağlanma Konusu: Öncelikle “isofix” nedir onu açıklayalım: Buradan da ayrıntılı açıklamasını okuyabileceğiniz gibi, kısaca şöyle açıklayabilirim: Isofixli oto koltuğunda çelik bağlantı çubukları oluyor ve bu çubuklar aracın arka koltuğunun arasında bulunan demir halkalara monte ediliyor. Avantajı nedir? Emniyet kemerinden daha sıkı oluyor, bir kaza anında oto koltuğu araca taş gibi yapışıyor (emniyet kemerli modeller 5 cm kadar öne gelebiliyormuş, tabi bu büyük kazalar için); bu nedenle daha güvenli olduğu söyleniyor. İkinci olarak da isofixli oto koltuğunun araca montajı çok daha kolay. Özellikle sürekli sök-tak yapacaksanız, çok avantajlı.. Tabi isofixli koltuk almadan önce aracınızda isofix bağlantısı var mı ona bakmanız gerekiyor. Çünkü her araçta isofix bağlantısı yok. Aksi takdirde isofix için verdiğiniz extra ücret boşa gidecektir. Yani oto koltuğunu isofixli mi yoksa isofixsiz mi alacaksınız ona karar vermeniz gerekiyor. Zira isofixli model ile isofixli olmayan model arasında min 300 TL fark var. Bunu da göz ardı etmemek gerek.

9) Cybex ve Kiddy diğerlerinden farklı bir sistemle çalışıyor. Bebek bu koltuklara oturduğunda emniyet kemeri ile bebeği koltuğa bağlamıyorsunuz. Bunun yerine bebek oturduğunda önüne bir yastık koyarak, bu yastık ile çocuğu sıkıştırıp, önünden arabanın emniyet kemerini geçirerek çocuğu bağlıyorsunuz. Bu koltuklar en güvenli oto koltukları. Şöyle ki, bir kaza anında emniyet kemeri ile bağlanan çocuk, öne doğru gitmesiyle, boyun ve baş kısmı öne doğru çok fazla savruluyor. Ancak cybex ve kiddy’nin özel yastıkları bir airbag görevi görerek, çocuğun baş ve boynunun öne çok daha az giderek, baş, boyun ve omur zedelenmesini neredeyse yok ediyor. Ama bu koltukların dezavantajı çocuklar önüne koyulan yastıkla koltuk arasında sıkışıp kalıyor. Kiddy de çok sıkışıyor, Cybex’in aralığı mükemmel olmakla birlikte ayarlanabiliyor da. Ancak bu oto koltukları 9-36 kg’ya hitap ettiğinden, bizim bebeğimizin başı koltuğun baş kısmına boyu kısa geldiği için yetişemedi. Yani, önündeki yastık dolayısıyla çocuk sıkıştığından ve koltuk başı bebeğin başının üstünde kalmasından dolayı bu 2 koltuğu eledik.

10) ISOFIXli Modeller:

Römer: En iyi isofix sistemi RÖMER’de bulunuyor. Çünkü diğer markalardaki isofix bağlantı çubukları düz şekildeyken, Römer de L şeklinde. Bu L şeklinde bağlantı sayesinde bir kaza anında çocuk öne doğru çok az savrulup, oto koltuğu onu geri çekiyor. Böylece baş, boyun, omur zedelenmesi en aza indirgenmiş oluyor. Ancak Römer’in en iyi isofixli modeli SAFEFIX. Bunun da fiyatı 1300 TL civarında. Römer’in bir diğer isofixli modeli DUO PLUS. Bu da 1100 TL civarında. Ancak Duo plus modelinde oto koltuğunun içinde ekstra baş-boyun koruma destek yastığı bulunmuyor.

Maxi Cosi Pearl: İkinci en iyi isofixli modelimiz MAXI COSI PEARL: MAxi Cosi Tobi'nin isofixli modeli. Bunun fiyatı da alt bazasıyla birlikte (maxi cosi de sadece bu model koltuğu alt bazasıyla ayrı satılmakta) 1100 TL civarında. Bunda ekstra baş-boyun koruma yastığı da bulunuyor. Ancak içindeki ekstra boyun koruma yastığı çocuğun boyu uzadıkça yukarı çekildikçe, oto koltuğunun biraz üzerinde kalıyor. Koltuk, alt bazasına oturtulduğunda, bazada 3 yeşil ışık yanması gerekiyor; bu ışıklar koltuğun tam monte edildiğini gösteriyor. Ayrıca isofix sisteminde ki -resimde de görüldüğü üzere- aşağı doğru inen çelik çubuk, kaza anında koltuğun araca çok daha fazla sabitlenmesini sağlıyor. Bu da ekstra güvenlik.. 


Bebeğin konforu açısından ikisi de çok konforlu, rahat. Ancak Maxi Cosi, Römer’den daha fazla yatış olanağına sahip ve Römer’den daha yüksek. Bu da çocuğun arabada uyurken daha rahat etmesi ve yüksek olmasından dolayı daha bebekken bile etrafı görerek yolculuk etmesi demek. Ayrıca Maxi Cosi Pearl de güvenlik testlerinden 5 üzerinden 4 almış bir oto koltuğu, yani en güvenliler arasında.

Bebe Confort Iseos: Üçüncü isofixli modelimiz BEBE CONFORT ISEOS modeli. Bu arada şunu da belirteyim; Bebe Confort aslında Maxi Cosi. Ancak Türkiye’de Maxi Cosi’nin bazı modelleri Bebe Confort adı altında satılmakta. Bunu da orijinal web sitelerinden görebilirsiniz. Dedikten sonra, ISEOS’a gelelim: bu modelde ekstra baş-boyun koruma yastığı yok. Arkaya yatış pozisyonunu ayarlamak da çok zor. Diğerleri koltuğun altındaki tek düğme ile ayarlanırken, bunda çevirmeli bir kol var, çevir Allah çevir.. Ancak fiyatı diğerlerine göre daha uygun; 850 TL. Güvenlik testlerinden 5 üzerinden 3 almış, yani ortalama.. Sadece isofixi var diye alınabilecek bir koltuk olduğunu düşünüyorum.

11) EMNİYET KEMERLİ Modeller: Bu kapsamdaki modellerimiz; Römer King Plus, Maxi Cosi Tobi, Bebe Confort Axis, Recaro young Sport.. Sırayla inceleyelim:

Römer King Plus: 2007’de ADAC’tan güvenlik ödülü almış bir koltuk. Safety Ratings: 4.. Son derece güvenli. 35 otomobil üreticisinin bu koltuğu tavsiye ettiği yazılıyor. Marka Alman markası, otomobilciler genellikle Alman olunca bu sonuç kaçınılmaz gibi görünüyor. Emniyet kemeri mekanizması için darbe dağıtıcı diyorlar. İçindeki ekstra baş-boyun koruma desteği siyah köpükten yapılmış. 2011’den önceki modeller 100 TL daha ucuza satılmakta (700 TL’ye). Ancak eski modellerde şöyle bir problem var: Çocuğun başının dayandığı kısım çok dar. Bu da çocuk için rahatsız edici. Bu konuda marka olumsuz geri dönüşler aldığı için yeni modellerde bu sorunu çözmüş ve baş dayama kısmını genişletmiş. Araca montajı, emniyet kemerli olmasına rağmen çok kolay. Yatış pozisyonu 2 kademe. Yüksekliği diğer oto koltukları ile aynı (Maxi Cosi hariç) Ancak renk konusunda biraz zayıf, çok güzel renkler yok.

Maxi Cosi Tobi: 2009’da ADAC’tan güvenlik ödülü almış. Safety Ratings: 4.. Bu da son derece güvenli bir koltuk. Maxi Cosi Hollandalı. Ekstra baş-boyun koruma desteği var; beyaz köpükten. Emniyet kemeri mekanizması pilotların kullandığı mekanizma (zaten web sitesinde pilot kıyafeti giymiş çocuk görebilirsiniz). Bunun avantajı, çocuğu oturtmadan evvel emniyet kemeri havada duruyor, çocuğu oturtuyorsunuz ve emniyet kemerini kolayca bağlıyorsunuz. Mükemmel kolay ve kullanışlı bir sistem. Diğer oto koltuklarında olay şöyle gelişiyor: Çocuğu koltuğa oturtuyorsunuz, emniyet kemeri çocuğun altında kalıyor, emniyet kemerini çocuğun altından çıkarmaya çalışıyorsunuz. Çıkarmayı başardıktan sonra emniyet kemerini takıyorsunuz.(Resimlerden de emniyet kemerlerinin duruşunu görebilirsiniz) Römer'de emniyet kemerini sağ ve solda bulunan aparatların arasına sıkıştırıyorsunuz, çocuğu oturtup, emniyet kemerini öyle takıyorsunuz. Maxi Cosi’nin bir başka önemli avantajı, diğer koltuklara göre yatış pozisyonunun çok daha iyi olması, 3 kademe yatışı var. Bir başka avantajı da yüksek olması.. Çocuk küçükken bile dışarıyı izleyerek, zevkle araçta yolculuk yapabiliyor. Geniş bir koltuk ve rahat gibi de duruyor açıkçası. Çocuğu güzel sarıyor. Zira Melis bunun içinde uzun süre oturdu gıkı çıkmadı. Renk alternatifi de çok güzel. Son olarak bu koltuğun arabaya montajı da son derece kolay, en azından eşim öyle söyledi :)

Recaro Young Sport: Ferrari gibi lüks otomobillerin ve Formula araçlarının koltuk üreticisi Recaro. Güvenli olmasına güvenli. Rahat olmasına rahat gibi duruyor. Ancak biraz dar ve yatış pozisyonu neredeyse hiç yok, çocuk dimdik duruyor.







Bebe Confort Axis: Tek avantajı sağa, sola dönebilen bir koltuk olması. Çocuğu oturturken ve araçtan alırken, koltuğu kapı yönüne döndürüp, bu işlemi kolayca yapabiliyorsunuz. Zaten insanlar da bu özelliği için alıyor. Safety Ratings: 3,5.. Ama sırf bu özelliğinden dolayı bu koltuğu da almayı düşünmedim değil açıkçası. Güzel bir olay..




12) ASLINDA EN GÜVENLİSİ: Çocuğu 2 yaşına gelene kadar gidiş yönünün tersine doğru oturtmak. Bununla ilgili çarpışma testlerini izlerseniz, yazıları okumadan da açıkça görebilirsiniz. Zira arkaya dönük oturan çocuk çarpma anında sırtını koyduğu koltuğa doğru gittiğinde, hiçbir şekilde zarar görmüyor. Yani çocuk aslında kımıldamıyor bile. Bu konuda, bu videoyu izleyebilirsiniz.. Ancak bebeklikten çocukluğa geçmiş olan çocuk arkaya dönük ne kadar oturabilir? Dünyadaki en zorlu güvenlik testi PLUS TEST. Bu testten geçmiş 2 marka var.. Biri Be Safe, diğeri Türkiye’de satılmıyor. Ancak arkaya dönük olarak satılan bir model daha var, o da Bebe Confort’un Opal modeli. İki yönlü de kullanılabiliyor, ancak biraz dar.

Be Safe izi'yi canlı olarak inceleme şansım olmadı çünkü İzmir’de bulamadım. İnternetten bakarak da almak olmazdı. Ancak eğer aracınız Volvo ise, Volvo galerilerinde satılmakta olan Volvo’nun özel üretimi olan arkaya dönük de oturulabilen çocuk oto koltuğu var. Ona da bakabilirsiniz.

13) 2. EL KOLTUK ALIRKEN: Bana sorarsanız 2. el koltuk almayın. Çünkü: Bu koltukların geçmişini bilmiyorsunuz. Koltuk, bir kazaya, bir darbeye maruz kalmış olabilir. Bu durumda oto koltukları darbe emici özelliğini yitiriyor. Ayrıca oto koltuğunun ömrü 6 yıl imiş. Ve bunların da son kullanma tarihleri var. Eğer aldığınız oto koltuğunda son kullanma tarihi yazmıyorsa, üretim tarihine bakın. Zira zamanla beklemekten de darbe emici köpükler özelliklerini yitiriyormuş.

14) SONUÇ:
Maalesef tüm özellikler tek oto koltuğunda bulunmuyor. Bu yüzden önceliğinize göre bir model seçeceksiniz.
Ya isofixli koltuk alacaksınız, ya isofixsiz.
Isofixli alacaksınız, yukarıda sıraladıklarım en iyileri. Önceliğinize ve bütçenize göre birini seçebilirsiniz.
Emniyet kemerli alacaksınız, yine yukarıda sıraladıklarım en iyileri ve yine önceliğinize ve bütçenize göre birini seçebilirsiniz.
Tabi en önemli şey de sürücünün trafikte kurallara uygun bir şekilde gitmesi…

• ADAC'ın yaptığı ilginç bir test sonucu, ADAC der ki ;
100 ile giderken 50 metre ileride gördüğünüz bir şey için frene basarsanız yaklaşık 64 km hızla kaza yaparsınız..
110 ile giderken 50 metre ileride gördüğünüz bir şey için frene basarsanız yaklaşık 80 km hızla kaza yaparsınız..
64 km ile 80 km arasında enerji soğurma açısından % 44 fark var.
100 km ve üstü süratlerde bir yere çarpıldığında isterse otomobile hiçbir şey olmasın yine de insanın fizik olarak dayanması çok güç, oluşan g kuvvetine dayanabilmek pek mümkün değil.
Benim seçimim MAXI COSI TOBI oldu.
[yan resimdekinin tıpkısının aynısı :)] Isofixli alacak isem, Römer DuoPlus veya Safefix ya da Maxi Cosi Pearl alacaktık. Emniyet kemer sistemli alacaksak, Römer King Plus ve Maxi Cosi Tobi alacaktım. Römer duoplus’ı içinde ekstra baş-boyun koruma desteği olmadığı için eledik. Römer Safefix’i fazla pahalı olduğu için eledik. Römer King’i yatış pozisyonu çok iyi olmadığı için eledik. Geriye kaldı Maxi Cosi Pearl ya da Tobi.. Pearl’i elememizin sebebi, Tobi’ye nazaran az biraz daha dar olması ve içindeki ekstra baş-boyun desteğinin çocuk büyükçe oto koltuğunun üzerine çıkmasının güvenlik açısından dezavantaj olduğunu düşündük. Dolayısıyla Pearl’ü de eledik. Ve Maxi Cosi Tobi bizim oldu…


Hemen deneme sürüşü yaptık ve çok uykusu olan kızım, böyle bir durumda arabada uyumayan kızım, etrafa mutlu bir şekilde bakarken uyuyakaldı…


Not 1: youtube’da marka adını ve “crash test” yazarak çarpışma testlerini izleyebilirsiniz. Markaların kendi internet sitelerinden de inceleme yapabilirsiniz.
Not 2: Bu arada koltuk kılıfının terletmesi olayı var.. O her koltukta mutlaka olacaktır. Ama okuduğum kullanıcı yorumlarında bu saydığım modellerde çok az olduğuna ya da hiç olmadığını yazmışlar. Zaten piyasada yazlık ve kışlık koltuk kumaşları da satılmakta.
Not 3: Hello Baby, e-bebek ve Joker mağazalarında dönem dönem her 250 TL’ye 50 TL indirim çeki kampanyası oluyor. Oto koltuğu alarak bu kampanyadan yararlanabilirsiniz.